SON DAKİKA – TÜM MEMURLARI İLGİLENDİREN ÖNEMLİ HUKUKİ HAMLE
7573 SAYILI KANUN’LA DEĞİŞTİRİLEN 657 SAYILI KANUN’UN 127. MADDESİNİN İKİNCİ FIKRASININ ANAYASA MAHKEMESİNE TAŞINMASI İÇİN SOMUT NORM DENETİMİ TALEBİNDE BULUNDUK
KANUN NE DİYOR?
29 Ocak 2026 tarihinde yürürlüğe giren 7573 sayılı Kanun’un 3. maddesiyle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 127. maddesinin ikinci fıkrası şu şekilde değiştirilmiştir:
“Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar. Disiplin cezasının yargı kararıyla iptal edilmesi hâlinde, kararın idareye ulaştığı tarihten itibaren kalan disiplin ceza zamanaşımı süresi içinde; zamanaşımı süresinin dolması veya altı aydan daha az süre kalması hâlinde en geç altı ay içinde karar gerekçesi dikkate alınarak yeniden disiplin cezası tesis edilebilir.”
Bu düzenleme, yargı kararıyla iptal edilen disiplin cezalarının belirli süreler içinde yeniden tesis edilmesine imkân tanımaktadır.
Kastamonu’da görev yapan üyemize kademe ilerlemesinin durdurulması cezası verilmiştir. Aynı fiiller nedeniyle daha önce verilen ceza, soruşturmanın yetkisiz makamın verdiği olurla başlatılması sebebiyle mahkemece iptal edilmiştir.
İptal kararının ardından yetkili makamdan yeni bir soruşturma oluru alınmış, soruşturma baştan yürütülmüş ve üyemize aynı fiiller nedeniyle yeniden kademe ilerlemesinin durdurulması cezası verilmiştir. Ancak bu işleme dayanak gösterilen 657 sayılı Kanun’un 127. maddesinin ikinci fıkrası, üyemize isnat edilen fiillerden sonra, 2026 yılında yürürlüğe girmiştir.
Somut olayda fiiller gerçekleştikten sonra yürürlüğe giren bir kanun hükmünün geçmişteki olaylara uygulanması, düzenlemenin üyemiz aleyhine geriye yürütülmesi sonucunu doğurmaktadır.
İlk soruşturma, yetkisiz makamın verdiği olur nedeniyle hukuken geçerli biçimde başlamamıştır. Buna rağmen yıllar sonra yeni bir olur alınarak soruşturmanın bütünüyle yeniden yürütülmesi, 657 sayılı Kanun’un 127. maddesinin birinci fıkrasında öngörülen bir aylık soruşturmaya başlama süresini işlevsiz hâle getirmektedir. Kanunun ikinci fıkrasında, bu süre geçtikten sonra yeni bir olur alınarak soruşturmanın baştan başlatılabileceğine ilişkin açık bir düzenleme bulunmamaktadır.
Ayrıca altı aylık sürenin ilk derece, istinaf veya temyiz kararlarından hangisinin idareye ulaşmasıyla başlayacağı ve kararın kesinleşmesinin gerekip gerekmediği de açık değildir. Aynı fiil nedeniyle kaç kez yeniden ceza verilebileceği ve yeniden tesis edilen cezanın da iptal edilmesi hâlinde idareye tekrar süre tanınıp tanınmayacağı belirsiz bırakılmıştır.
Bu belirsizliklerin kamu görevlilerini uzun ve öngörülemez bir disiplin tehdidi altında bıraktığını; hukuk devleti, hukuki güvenlik, belirlilik ve kanunilik ilkeleri yönünden ciddi anayasal sorunlar doğurduğunu değerlendirmekteyiz.
657 sayılı Kanun’da yeniden işlem tesis edilmesi için idareye altı aylık süre tanınırken, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 53/C maddesinde üniversite personeli bakımından üç aylık süre öngörülmesi de ölçülülük ilkesi yönünden ayrıca değerlendirilmelidir.
Kanun hükmünü doğrudan Anayasa Mahkemesine taşıma yetkimiz bulunmadığından, üyemiz adına açtığımız davada söz konusu düzenlemenin Anayasa’nın 2. ve 38. maddelerine aykırı olduğunu ileri sürdük. Kastamonu İdare Mahkemesinden, Anayasa’nın 152. maddesi uyarınca aykırılık iddiamızı ciddi bularak hükmü somut norm denetimi yoluyla Anayasa Mahkemesine göndermesini talep ettik.
Hürriyet Sağlık-Sen olarak, yalnızca üyemizi değil, 657 sayılı Kanun’a tabi tüm memurları etkileyebilecek bu hukuki sorunu somut uyuşmazlık üzerinden yargı gündemine taşıdık ve düzenlemenin Anayasa Mahkemesince incelenebilmesi için gerekli hukuki süreci başlattık.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Hürriyet Sağlık-Sen
Hukuk ve Mevzuat Birimi






