irfan

 

Aile Hekimliğinde Sendikal Haklar Lütuf Değil, Yasal Güvencedir!

Geçtiğimiz günlerde Gaziantep’te görev yapan bir aile sağlığı çalışanı ve aynı zamanda Hürriyet Sağlık-Sen Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi olan Sn. Adnan Oğuzhan Batçık, sendikal izin hakkını kullanmak üzere yaptığı başvurunun zımnen reddedilmesi üzerine hukuki mücadele başlatmıştır.

Oysa konu son derece açıktır:
4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu, sendika yönetim kurulu üyelerine haftada bir gün izin hakkı tanımaktadır. Bu, tercihe bağlı bir uygulama değil; anayasal güvence altındaki yasal bir haktır.

Toplantı ve örgütlenme özgürlüğü, yalnızca kulağa hoş gelen bir kavram değil; hem Anayasamız hem de uluslararası sözleşmelerle koruma altına alınmış temel bir insan hakkıdır. Bu hakkın kamu idarelerince tanınmaması sadece bireylerin değil, aynı zamanda hukukun da ihlali anlamına gelir.

Peki, bu kadar açık bir hak neden engelleniyor?

Ne yazık ki bazı kamu yöneticileri, yasal düzenlemeleri kendi kişisel kanaatleri ya da sendikal eğilimleri doğrultusunda yorumlamakta, açık hükümleri görmezden gelmektedir. Oysa kamu yöneticilerinin görevi, şahsi düşüncelerini değil; hukuku ve kamu yararını esas almaktır.

Bu tür keyfi uygulamalar yalnızca çalışanları mağdur etmekle kalmıyor; aynı zamanda:

🔹 Konunun yargıya taşınmasına,
🔹 Devletin zaman ve kaynak kaybına uğramasına,
🔹 Sonuçta devlet zararı oluşmasına neden oluyor.

Unutulmamalıdır:

Sendikacılık anayasal bir haktır.
Sendika yöneticileri, kanunların tanıdığı görevleri yerine getirmek üzere seçilmiş kamu görevlileridir. Bu görevler ne engellenebilir ne de görmezden gelinebilir.

Hürriyet Sağlık-Sen olarak, üyemizin ve yöneticimizin yanında; hukukun, emeğin ve adaletin savunucusu olmaya kararlılıkla devam edeceğiz.

Bu ülke kanunlarla yönetilir; keyfi tutumlarla değil.